Bugün Ne Öğrendim? (MOTİVASYON)
Değerli blog takipçilerim hepinize uzun bir aradan sonra merhaba. Kendi işlerime ve dünyanın akışına o kadar kendimi kaptırmışım ki uzun zamandır buraya yazmadığımı kendimi bir adım geri çektiğimi fark ettim. Aslında geçen bu zaman zarfında bir çok farklı olaya ve deneyime tanıklık ettim. Fakat bunları sizinle paylaşmaya fırsatım olmadı. Bunun için üzgünüm.
Ama geri döndüm ve ilerleyen günlerde daha düzenli bir şekilde bu yazı dizime devam etmek istiyorum. Çünkü bir şeyleri paylaşmak ve yeni şeyler öğrenmek benim için bir tutku. Sadece maddi olarak değil, burada yapmaya çalıştığım gibi bilgi paylaşımı ya da duygu paylaşımı da insanları mutlu edebiliyor. Ara verdiğim bu zaman zarfında öğrendiğim yeni bir şeyi sizlerle paylaşmak istiyorum: MOTİVASYON.
Bu konuya başlamadan önce Motivasyonun bir önceki yazım olan kıyasla ilgili olduğunu belirtmek isterim ve onu okursanız bu yazı sizin için daha iyi bir yol haritası olacaktır. Öncelikle motivasyon nedir? Bana kalırsa motivasyon terimine kelime olarak anlam yüklememek gerekir. Çünkü günümüzde dünya nüfusu 8 milyara yaklaştı ve biz diyebiliriz ki her insanın bu hayattaki motivasyonu farklı olabilir. Daha önce de söylediğim gibi ben Endüstri mühendisiyim ve insan kaynaklarında staj yapma fırsatım olmuştu. İş hayatında da en çok sorulan sorulardan birisi "Motivasyonunuz nedir?". Bu soruyla muhatap olmak için illa ki insan kaynakları olmanıza gerek yok tabii ki belki de o başvurudaki kişilerden birisi sizdiniz ya da ileride bu soruyla karşılaşacaksınız. Şirket ortamında bu soruya alınan cevap genellikle maaş, çalışma ortamı, esneklik gibidir. Fakat son yıllarda bu trend de değişti ve sorular artık "Sizin hayattaki motivasyonunuz nedir?"gibi daha spesifik olarak soruluyor. Benden size bir tavsiye eğer daha önce bu soruya maruz kalmadıysanız bile bu soruyu kendinize mutlaka sorun: "Senin bu hayattaki motivasyonun ne?" ya da "İşler ters gittiğinde kendini nasıl motive edersin?" Bu sorunun cevabını bulduğunuz anda hayatınızda bazı eşikleri daha kolay aşacağınıza inanıyorum. En azından benim için öyle oldu diyebilirim.
Gelin size cevabı önemli olan bu sorunun derinliğini anlatmaya geçelim. Her insan farklıdır ve herkesin kendi hedefleri ve hayalleri vardır. Bazılarımız yurtdışında yüksek lisans yapmak ister, bazılarımız evlenmek, bazılarımız bir kitap yazmak ister mesela. Bu noktada farkına varmalıyız ki insanoğlu her ne yaparsa yapsın ya da ne yapmak isterse istesin başarılı olmak ister. Bu dediğim gibi eğitim hayatındaki başarıda olabilir; bazen mutlu bir evlilik de başarıdır insanlar için. Burada başarının sırının motivasyon olduğuna çoğu bilir kişi gibi ben de katılıyorum. Biz zaten bunları çok duyduk, piyasa da çok fazla motivasyon videosu var ama olmuyor dediğinizi duyar gibiyim. Hiç üzülmeyin ben de sizin gibiydim. Gece yatmadan izlediğim gaza getirici motivasyon videolarından sonra hep derdim: "Sabah kalktığımda her şey farklı olacak." Ama ne yazık ki o farklı olmasını beklediğim sabahlar bir türlü gelmedi. Üstüne üstlük bu ara verdiğim zaman zarfında sosyal medya üzerinde çok fazla başarı videosuyla karşı karşıya geldim. İnsanların para kazanmak çok kolay, bunu yapmak çok kolay gibi cümlelerini duyduğumda ya da bir arkadaşım ya da yakınım bana böyle bir mesaj gönderdiğinde: " bak gördün mü böyle yaparak insanlar neler yapıyor sen de yap." demeleri daha fazla bıkkın hissetmeme sebep oldu. İşte tam o noktada kendimi bir adım geriye çektim. Bir önceki "Kıyas" ile ilgili yazdığım yazıyı hatırlarsanız, etrafıma baktım ve ben ne yapıyorum dedim sonra derin bir nefes aldım. Kendimi o insanlarla kıyaslayarak durup dururken acı çektiğimi fark ettim. Kendinize acı çektirmeyin. Bu demek değil onlar başarılı ben olamam. Hayır tabii ki de ben de başarılı olabilirim ama onun yaptığını yapmak zorunda değilim. Ben zaten kendimi başarılı buluyorum. Hayatta bu yaşıma kadar bir şeyleri başardım ve ileride de başarma potansiyeli olan bir insan olduğumu biliyorum. Fakat her gün bir şeyler başarmak ya da yapmak zorunda değiliz. Önce derin bir nefes alıp dinlenmemiz gerekiyor. Burada eklemek istediğim bir nokta var. Her başarının bir motivasyon kaynağı olduğunu savunmuyorum. Örnek olarak çok sevdiğim ressam Vincent William Van Gogh'u vermek istiyorum. Bir çoğumuz Van Gogh'u yıldızlı geceler eseriyle tanır, ben de kendisiyle lise yıllarımda tanıştım. Meraklı bir kişiliğe sahip olduğum için hayatını araştırdığımda aslında resim yapmaya 28 yaşında başladığını ve resimden herhangi bir beklentisi olmayarak yaptığını öğrendim. Ressam olmadan önce girdiği işlerde dikiş tutturamayan Van Gogh hem akli rahatsızlığından kurtulmak hem de bir işle meşgul olmak için başladı bu serüvene. İntihar ettiğinde 38 yaşındaydı ve bu 10 yıllık ressamlık macerasında 2100 kadar resim bıraktı ardında. Ölmeden önce başarılı olamadı Vincent ama öldükten sonra eserleri dünyada tanındı. Van Gogh kardeşine yazdığı mektupların birinde şöyle diyor : "Eğer şimdi değersizsem ilerde de değersiz olacağım, ama ilerde değerli olacaksam, şimdi de değerliyim. Çünkü mısır mısırdır, her ne kadar kentliler ilk bakışta onu ot sansalar da.." Bu söz ilk duyduğumda beni çok etkiledi. Van Gogh'un ölmeden önce başarılı olmaması onun suçu değildi. Bu nedenle her insan değerlidir fakat bazen insanlar sizin değerinizi anlamazlar bazen de biz kendimize haksızlık ederiz ve kendi değerimizi saklarız. Sonuçta Vincent'in dediği gibi mısır ot olarak kalabilirdi ama içerisinde başka bir cevher vardı. İşte bu noktada diyebilirim ki herkesin farklı bir değeri var, bu dünyaya geliş amaçlarımız farklı. Kendi amaçlarımız peşinde koşarken kendimizi motive etmek bize kalmış. Dediğim gibi benim motivasyon kaynağım başarı. Bir konu üzerinde ki bu herhangi bir şey kendi motivasyonunuz olabilir, örneğin mülakatı geçmek yeni bir arkadaş edinmek vs. Öncelikle kendime hedef koyarım bunun büyük küçük olması önemli değil, onu başardığımda kendimi motive ederim hayat enerjim artar bir tane daha hedef koyarım sonra bir tane daha bu böyle devam etti hep bu yaşıma kadar. Tabi ki her zaman hedeflerimize ulaşamayabiliriz ama işte o noktada da bir sonraki başarımda alacağım mutluluk beni motive eder.
Size güzel bir örnek daha vereceğim hepimiz çocukluğunda süper kahramanlarla ilgili bir şeyler duymuşuzdur ya da izlemişizdir. Ben çocukken süper kahraman filmleri izlemeyi çok severdim. Aslında hala çok seviyorum. Belki o filmlerde daha önce fark etmemişsinizdir ama aslında çoğu süper kahramanın hayata tutunmasını sağlayan büyük dönüm noktaları vardır. O belirli dönüm noktalarından önce hepsi sıradan insanlardı. Örümcek adam, batman, süperman bunlara en güzel örneklerdir. Dediğim gibi onlar süper kahraman olmadan önce sıradan insanlardı ama kendilerini sıra dışı kılan o şeyi buldular ve hayatları değişti. Coldplay'in "Something Like This" şarkısında dediği gibi bunun gibi bir şey sanırım motivasyon ya da hayata tutunma hevesi. Sonuç olarak diyebilirim ki motivasyon kişiye bağlıdır ve dönüm noktasıdır bazen bizler için. Süper kahramanlara özenmek yerine kendimiz olduğumuzda, aslında kendi hikayemizin süper kahramanı olacağız. Ben en azından öyle yapıyorum ve işler şimdilik yolunda.
Safinaz

Yorumlar
Yorum Gönder